Aforizmalar
Gönül DOĞAN

Aforizmalar

Bu içerik 934 kez okundu.

           Akıl bir gemidir, fikir dümeni;
           Kullan aklını, göreyim seni!

           Aklın gemiye benzetilmesi, fikir ile birlikte bu geminin yönetimi düşüncesinin hakim olduğu bu sözde, akıl, beden varlığını, bir gemi misali, doğumundan ölümüne kadar,doğru bildiği yönlere çeker, sürükler durur. Bedenin tüm idaresi aklın yönetimindedir. Bilerek veya bilmeden, kendiliğinden cereyan eden olaylar zinciri şeklinde, vücudun idaresinde aklın rolü büyüktür.

           Akıl insanlara verilmiş en büyük nimettir. Ütopik olarak düşünelim. Yeryüzünde bulunan en küçük canlıdan, dev cüsseli fillere, balinalara kadar hangisinde olursa olsun, insanlara verilen aklın zerresi bulunmuş olsaydı, yeryüzünde insan nesli barınamazdı.

           Düşününüz bir kere! Bir sivrisinekte akıl olsaydı; tüm dünya insanları bir araya gelse, akıllı bir sivrisinek nesline üstün gelemezdi. Durum böyle olunca, aklın muhteşem idare edici gücüne yardımcı mahiyette, fikir devreye girmektedir.
Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us olarak tarif edilen akıl ile;  düşünce olarak tarif edilen fikir, akılla birlikte beden denilen varlığı taşımakta; doğru yolda gidişine rehberlik etmektedirler.

*-*-*-

Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin fazla değildir.
           Karşındakinin anlayabildiğinden çok da değildir.

           Karşılıklı konuşan, sohbet eden kimselerin birbirlerine katkıda bulunmaları, birbirlerinin bilgi birikimlerinden faydalanmaları söz konusudur. Yukarıdaki iki cümlelik güzel sözde, karşınızdaki kişinin anlayabildiğinden daha çok bilginin olmamasının anlamı, açık olmakla birlikte:

           Karşılıklı konuşmada, karşınızdaki kimsenin algıladığı kadarından fazlasını anlatmış olsanız da, dinleyen tarafından alınan/ algılanan miktar kadar anlatmış gibi değerlendirilirsiniz. Burada dikkat çekilen husus, anlayışı kıt kimselere ne kadar anlatsanız da, söylediklerinizin tesirinin olmayacağının bilinmesidir. Diğer bir ifadeyle, kıt anlayışlı kimselerin dikkatini dağıtan, algılama kapasiteleri üzerinde anlatımların, boşa giden emek olacağı gerçeğidir.

 

 

 İtimadı lütuf sanıp; borca sarılma.
           Bir gün gelip istenecektir; sonra darılma.

           İtimat edilerek yaşanılan bir dünyadayız. Tüm insanların birbirlerine itimat etmeleri genel kaidedir. İtimatsız kimselerin, başkalarından itimat edilmeyi beklemeleri boş bir bekleyiş olacaktır. Ancak itimat edildi diye, kendilerine itimat eden kimselerden borç almaya kalkmaları karşısında ikinci cümlede ifade edilen, borcun geri isteneceğinin bilinmesinin göz ardı edilmemesi gerektiğidir.

           Her borç zamanı gelince istenecektir. Doğrudur. Borç, istenmek için verilen para/ mal/ v.s.’ dir. İsteneceği bilindiğine göre, geri verme zamanı geldiğinde, borcun istenmesine darılanların olabileceği gerçeğinin hatırlatılmasıyla, dargınlığın yersiz olduğu ifade edilmek istenmiştir.

           İsteneceği belli olan borç için, sanki dostunun kendisine lütfu/ bağışı gibi değerlendirilmesi durumunda, borcun geri istenmesini de dargınlığın gündeme getirilmesi kadar çiğ, çiğ olduğu kadar da yersiz bir tavır olamaz. Bu nedenle borç isterken verileceği günün geleceğinin bilinmesi bir meziyettir.

 

            Rakıya verip anırma; adamlığın gitmesin.
            Tütüne verip savurma; ciğerlerin bitmesin.

           Bu iki cümlenin, söylenme şekli aynen alınmıştır. Burada “anırma” kelimesinin konulmasındaki maksat; içki içtikten sonra bağıra çağıra, herkesi rahatsız eden sarhoşlar için kullanıldığından, “anırma” kelimesi ile ifade edilmesi normal karşılanmalıdır. Aksi takdirde, kimseyi rahatsız etmeden içen kimselere, hiç kimsenin bir sözü olamaz. .!

           Bir tarihte böyle iki mısralık söz dizisi ağzımdan çıkıvermiş ve not etmişim. Ne kadar garip değil mi? Birinin iptilasında adamlığını kaybediyorlar; diğerinin iptilasında ise, ciğerlerini kaybediyorlar. Bu şekilde mısralara dökme pahasına, alkol ve içkinin zararlarını ayrı ayrı tasnif etmiş gibi olsam da, her iki iptilanın da zararları tescillenmiştir. Zira içki yalnızca adamlığı kaybettirmiyor; aynı zamanda ciğerleri de tahrip ediyor. Sigara yalnız ciğerleri kaybettirmiyor, keseye de dokunuyor, aileye de dolaylı yoldan, pasif içicilikle, zarar veriyor.

           Yukarıda ifade edilen “adamlığın gitmesi” konusunda, içki içenlerin itirazları yükselecektir. Ancak söylediğimiz sözün muhatabı, her ne kadar “ben içerim, aklım da başımda olur” dese de, bir iki kadehten sonra kendinden geçenlerin...  Hep deriz ya sigara benim en iyi  dostum. İyi ve kötü zamanınımız da benimle birlikteydi.  Bununla ilgili de  aklıma bir dörtlük geldi ;

Benim en iyi dostum içkim sigaram
Onlar da terkederdi olmasa param
Canım kadar yakınım el oldu şimdi
Dünyada dost denilen kelime yalan


           Zararlarından uzak durulması insanlık borcu olan bu alışkanlıkların, tamamen terk edildiği ülkemizin görüntülerine az kalması temennilerimle...

           Saygılarımla...

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Putin: 15 Temmuz darbe girişiminden ABD'nin haberi olabilir
Putin: 15 Temmuz darbe girişiminden ABD'nin haberi olabilir
Rusya ve İran ABD'ye tepki gösterdi
Rusya ve İran ABD'ye tepki gösterdi